|
pONTUS KRALLIĞI
Pers İmparatorluğu, Büyük İskender karşısında kesin bir yenilgiye uğrayınca İ.Ö. 331'de dağılmıştır. İskender,Perslerin egemen olduğu toprakların her birine komutanlarını atayarak, yeni satraplıklar oluşturmuştur. İ.Ö.323'de İskender ölünce, komutanlar arasında büyük bir çekişme başlamıştır. Bu komutanlardan biri de, eski Pers soylusu Mitridates Kristes'tir. Anadolu halkını bağımsız olmaya çağıran Mitridates, bu çağrıya uyanlarla birlikte,Y.Ö.301'de Pontus Devleti'ni kurmuştur.
Pontus Devleti'nin yeni başkenti Trabzon'du. Bu krallık, Kapadokya Satraplığı denilen büyük bölgenin, doğusunu içine alıyordu ve batıda Bitinya, güneyde Kapadokya, doğuda Ermeni Prensliği ile çevriliydi. Mitridatlar köken olarak Yunan değil, Pers soyundandır.
Böyle olmakla birlikte, Helenizm'e karşı sempati duymuşlar ve Helenizm'i bir gelenek olarak yaşatmışlardır. Bu arada, Yunanca'yı resmi dil olarak kullanmışlardır.
Büyük Mitridates'ten sonra askeri ve sosyal gücünü iyice yitiren Pontus Krallığı, İ.Ö. 63'te Roma İmparatorluğu tarafından ortadan kaldırılmıştır.
Roma İmparatorluğu'nun 476'da ikiye ayrılması üzerine de, Doğu Roma İmparatorluğu'nun yani Bizans'ın egemenliği altına girmiştir. Bizans'ın zayıflamasıyla da, bu bölgede, Prens Aleksi Komnen tarafından, Trabzon Devleti kurulacaktır.
TRABZON İMPARATORLUĞU
Latinler, IV. Haçlı Seferi sırasında İstanbul'a geldiler ve Bizans İmparatoru Aleksis Angelos'u 1204 yılında tahttan indirerek, Latin İmparatorluğu'nu kurdular. Buna karşın Bizanslı prensler de, üç ayrı yerde Rum Devleti kurdular. Bu devletler:
1) Epir Devleti
2) İznik Devleti
3) Trabzon Devleti
Trabzon Devleti, 1207'de Alexi Komnen tarafından kuruldu. Bu devlet, her zaman bağımsızlığını koruyacak ve Bizans'a bağlı olmayacaktır. Çünkü Trabzon Kralları, kendilerinin Anadolu'nun yerlisi olduklarını söyleyecekler ve "Bizanslılık" ile ilgilenmeyeceklerdir.
Daha öncesinde, XI. Yüzyıl ile birlikte, Anadolu'da yeni bir dönemin başladığını görüyoruz. Özellikle, Orta Asya'dan Avrupa Ortalarına kadar uzanan geniş bir bölgeye Türklerin geldiğini görüyoruz. Örneğin Kıpçak Türkleri, 1080 yıllarda Kafkasların güneyinden Azerbaycan, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi'ne kadar inmişlerdir. Diğer yandan, Moğol baskısı yüzünden batıya çekilen Türkmen grupları da, bu bölgeye gelmeye başlamışlardır. Böylece, daha Trabzon Devleti yıkılmadan, bölge geniş ölçüde Türkleşmiştir. Trabzon Devleti 258 yıl yaşayacak ve 2'si kadın olmak üzere 20 imparator iş başına geçecektir.
Fatih Sultan Mehmed'in 1461'de Trabzon'u almasıyla birlikte bölgeye, yeni Türk yerleşimi yapılmıştır. Buna paralel olarak Trabzon halkından bir kısmı da, başkent İstanbul'a yerleştirilmiştir. Hıristiyan unsurlara geleneksel Türk hoşgörüsü içinde; dinsel, kültürel ve ekonomik alanda her türlü haklar tanınmıştır. Doğu Karadeniz Bölgesi'nin politik, tarihsel ve sosyal açıdan Yunanlılıkla, önemli ölçüde ilgisi yoktur. Oysa, bölgede İ.Ö. 301'de kurulan Pont Krallığıile, 1207'de kurulan Trabzon Devleti'ni birbirine karıştıran Yunanlılar, bir Rum-Pontus Devleti idealini ortaya çıkarmışlardır. Ayrıca, Doğu Karadeniz kıyılarında bu devleti kurma savı ile yoğun bir çalışma yapacaklardır.
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINA KADAR DOĞU KARADENİZDE RUM FAALİYETLERİ
Anadolu'nun Karadeniz kıyılarında bir Pontus-Rum Devleti'nin kurulması tasarısı XIX. yüzyılın ilk yarısına kadar uzanmaktadır. Filik-i Eteryanın doğuşu, Yunan Ayaklanması ve ardından bir Yunan Devleti'nin kurulması, bu tasarının başlangıç yıllarını oluşturur.
Pontus Derneği'nin amacı, Trabzon, Ordu, Giresun ve Samsun vilayetleri ile Amasya ve Sivas'ın bir bölümünü içine alan yerleri Yunanlılaştırmaktı. Böylece ilk çağda Pont bölgesinde yaşayan ve Yunanlılıkla ilgisi bulunmayan bir devlet, Yunanistan'ın yayılmacı emelleri için yeniden kurulacaktı.
Kurulması düşünülen Pontus Rum Devleti'nin sınırları; Paris'te basılıp, Samsun'da ele geçirilen bir haritaya göre, eski Pontus Devleti'nin sınırlarından, batıya doğru taşıyordu. Diğer bir anlatımla Batum'dan İnebolu'ya kadar, yani bütün Karadeniz boyunca uzanıyordu. Saymak gerekirse; Rize, Trabzon, Giresun, Samsun ve Sinop ile birlikte Kastamonu, Çankırı, Yozgat, Sivas, Şebinkarahisar, Tokat, Amasya, Çorum, Gümüşhane ve kısmen Erzincan'ı içine alıyordu.
Pontus-Rum Devleti'ne merkez olarak da Samsun ili düşünülüyordu. Buradan da anlaşılacağı üzere aslında, Pontus Devleti'nin, daha sonra aynı bölgede kurulan Trabzon Devleti'nin ve Pontus-Rum Devleti'nin birbirleriyle ilgisi yoktur.Doğu Karadeniz; Türk topraklarına katılışından sonraki
yüzyıllar boyunca, Türk ve Rum halkın, aralarında hiçbir sorun olmadan yaşadığı bir bölge olmuştur. Bu bölgede yer alan Trabzon kenti, ekonomik yönden önemli merkezlerden biri olma özelliğini her dönemde sürdürmüştür.
Trabzon; Birinci Dünya Savaşı öncesinde de ticaret hayatı,
zengin yerüstü ve yeraltı kaynaklarıyla en fazla ekonomik
canlılık gösteren kentlerimizdendir. Ancak savaş öncesinde Trabzon'u önemli kılan asıl faktör,askeri ve stratejik açıdan
çok önemli bir konumda bulunmasıydı. Çünkü Anadolu'nun içlerini İstanbul'a bağlayan demiryolları olmadığından
Trabzon, III. Ordu için askerlik açısından büyük önem taşımaktaydı.
Deniz yoluyla sağlanan,İstanbul - Erzurum arasındaki en kısa yol üzerinde bulunuyordu. Pontus-Rum Devleti ile ilgili çalışmalar,1908 Devrimi'nden sonra uygulamaya konulacaktır. 1912 Balkan Savaşı ile artan bu çalışmalar, Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte, uluslar arası bir gündem konusu olacaktır.Yunanlılar, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'nda yenilmesi üzerine, bu bölgeyi ele geçirmek için tarihsel bir fırsat yakaladıklarına inanıyorlardı. Ama bu türlü hayalci politik çıkarların, Türkiye topraklar üzerinde gerçekleşemeyeceğini ve Anadolu'nun 1.000 yıllık Türk Yurdu olduğunu unutmuş görünüyorlardı.
Yunanlılar, Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'nda yenilmesi üzerine, bu bölgeyi ele geçirmek için tarihsel bir fırsat yakaladıklarına inanıyorlardı. Ama bu türlü hayalci politik çıkarların , Türkiye topraklar üzerinde gerçekleşemeyeceğini ve Anadolu'nun 1.000 yıllık Türk Yurdu olduğunu unutmuş görünüyorlardı.
Bu bölüme, kendi belirlediginiz konuyla ilgili bir yazı girin.
|